Şener Yıldız
Bu sayıdan itibaren Şamar’a eklenen bu bölümün ilk konuğu, “topyekun yerli sayı”nın gazıyla, yıllarca Rock Market programıyla tanıdığımız Şener Yıldız. Türkiye’de rock ve heavy metal müziği yaymak için uzun yıllar neredeyse yapmadığı şey kalmayan bu doktor insana saygı duymak için çok fazla kafa patlatmaya gerek yok. Yıllarını müziğe vermiş, bir yandan hobisi olan (!) doktorluğu devam ettirmiş, inanılmaz sakin, inanılmaz efendi bir adam. Bugün ismen tanıdığım heavy metal yayıncılarının aksine, bildiğim kadarıyla hiçbir polemiğe girmemiş, kimsenin gazına gelmemiş birisi. Sessizce kendi işini yapmış, bir nesli heavy metale doydurmuş bir insan. Son yıllara doğru üzerinde Limp Bizkit tişörtü falan görüldüğü söylense de olsun o kadar diyelim heh heh.
1966’da doğan Şener Yıldız, 80’lerin başlarında rock müzik tutkusunu zirveye çıkarıyor, plak edinmek için artık zorlu yöntemlere başvuruyor. TIR şoförlerine sipariş vermek, yurtdışına giden gelen arkadaşlardan getirtmek… Zar zor da olsa hatırı sayılır bir arşiv topluyor. Sonra bunları sadece kendisinin dinlemesindense bir şekilde değerlendirmeyi düşünüyor. Böylece polis radyosuna gidip başvuru yapıyor program hazırlamak için. 1985-1989 yılları arasında böylece Rock Dünyası adlı radyo programını hazırlamaya başlıyor. Rock Dünyası başladıktan sonraki yıl Hey dergisinde yazmaya da başlıyor. 1987 yılında Uğur Çakır ve Afşin Akın ile birlikte “Heavy Metal” adında 8 sayfalık bir ek olarak yine Hey dergisinin yanında verilen dergiyi çıkarıyor. Lakin bu dergi 28 haftada 28 sayı kadar yayın hayatında kalabildi, daha sonra bitti herhalde, daha ne olacaktı?
Radyodaki Rock Dünyası bitince 90’ların başına kadar Serdar Öktem ile birlikte TRT’de Dönence adlı müzik programıyla artık televizyona el atan Şener Yıldız, 2005 yılına kadar aralıksız bir şekilde TRT için müzik programları hazırlamaya başladı. 90’ların başında Dönence, Rock Market’e dönüşünce de, artık esas efsane başladı. Bir yandan doktorluğa devam ediyor, bir yandan Ankara’ya gidip çekim yapıyordu. Doktorluğu nedeniyle sürekli çeşitli illerde görev aldı. O zamanlar yollar daha kötü, eh uçak da şimdiki kadar cazip değil, her hafta saatler süren yolculuk yapmak zorunda kalıyordu çekim yapabilmek için. Hatta Zor dergisinin taa 2002’deki 3 numaralı sayısında yaptığı röportajdan okuduğuma göre, Ağrı’da görev yaptığı bir dönemde, çekim için Ankara’ya geliyor, çekimi yapıyor, yaptığı gibi de hemen dönüş yoluna çıkıyor. Ağrı’ya saatler sonra döndüğünde telefon geliyor, “Çekimi tekrarlamamız lazım, geri gel”. “Niye?” “Elin cebinde sunmuşsun, seyirciye saygısızlık”. Tabi mecburen geri dönüyor Ankara’ya tekrar, tekrardan çekim yapılıyor. Baya sabır varmış Şener Yıldız’da doğrusu.
Son yıllarda Rock Market’i Ebru İnci ile beraber hazırlayıp sunuyordu. Programın tek ekibi buydu, yönetmenleri TRT kendisi atıyormuş (zaman zaman arkaplanda görülen çiçekli böcekli fonlar bu yüzdenmiş demek). Ebru İnci grup isimlerini yanlış telaffuz ettiği ve neredeyse her grup için tek tip yorum yaptığından ötürü (“işte şimdi süper bir grubun şarkısıyla birlikteyiz” tarzı falan) eleştirildiyse de kendisi zamanında Türkiye’nin nadir (belki de tek) dişi death metal grubu Deimos’ta yer almıştı. Olayla çok alakasız bir isim değildi yani.
2005 yılının Eylül ayında TRT, Rock Market’e son verdi. Devlet televizyonu olması ve bulunduğu dönem dolayısıyla dinleyiciler tarafından türlü komplo teorileri üretildi, ancak neticede Şener Yıldız TRT’den ayrılmış oldu. Rock Market’in nihayete ermesinin ardından Ebru İnci’nin sunduğu Çıngırock programı başladı TRT’de, içerik daha yumuşadı tabi, ismi bakımından da pek hoşnut olunan bir program değildi açıkçası. Zamanla sunucular değişmiş, şimdi Çıngırock’ı Cenk Durmazel sunuyormuş. Erdem Bey’i de bekleriz.
1 yılı biraz aşan bir sürenin ardından Şener Yıldız, Aralık 2006’da tekrar ekranlara döndü. Bu sefer Rock Market TV8’de yayınlanıyordu, özel bir kanal olmasının getirdiği daha kısıtsız bir ortam olacaktı. Bu durumda muhtemelen kendi teknik ekibini kurabilmiştir diye tahmin ediyorum. Ancak içerik olarak daha tanıdık bir ekibi vardı. Aptülika, Hicri Bozdağ, Çağlan Tekil ve Erkin Koray da zaman zaman program içinde kendi köşelerine sahip oluyorlardı. Zannediyorum ki Rock Market’in buradaki ömrü de 1-2 yıl oldu, sonra sessiz sedasız yayından çekildi. TRT’de sonlandığı kadar ses çıkmadı bu sefer dinleyicilerden. Belki doymuştu insanlar, ya da devir değişiyordu, protesto kültürü uzaklaşıyordu. 1986’da Şener Yıldız Hey dergisinde ilk defa yazdığında adı “Şener Yılmaz” diye geçtiği için bir ayda ne kadar çok protesto mektubu gelmiş dergiye. Derginin başındakiler şaşırmış, “Sadece 1 yıldır radyo programı yapan sıradan birini niye bu kadar dikkate alıyorlar?” diye. Herkesin tek derdinin para kazanmak olduğu, sahte ilişkilerle dolu popüler kültür mensupları nereden bilsin dayanışmayı, sahip çıkmayı?
Bir ara adı Guiness Rekorları ile anılan Şener Yıldız ve Rock Market, şu anda aktif durumda değil belki, hatta Şener Yıldız bu aralar müzikle ilgili neler yapıyor bilmiyoruz ama, bilgiye zar zor erişilebilen yıllarda Türk gençliğini toplumun dayattığı pop ve arabesk müzikten kurtarıp, biraz olsun nefes almasını sağladığı için, hatta müzik tüketiminden ziyade “müzik kültürü” sahibi olmalarına dolaylı ya da dolaysız yardımcı olduğu için ne kadar teşekkür etsek azdır.
Güncel not: Bu yazıyı daha önce Boo! dergisinin 41 numaralı sayısında, Şamar adlı heavy metal bölümü için yazmıştım. O sayıda tüm içeriği yerli kaynaklar ile doldurayım istemiştim. Ayrıca ilk defa o bölümde “Kişilikler” konulu bir kısım olmuştu. Gerçi o sayı benim hazırladığım son Şamar olduğu için, ertesi sayı sevgili Sinan da bu konuda yazmadığı için bir daha bir heavy metal kişiliği üzerine yazılmamıştı ama, cepten yeme ritüellerim bittiğinde elbet yazmaya devam ederim.
Etiketler: cep, dergi, müzik, radyo, şener yıldız, tecrübe, televizyon + Kategori: H. Metal, Kişilikler


